PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ                                                                                                                                                                  

            Çocuklar, İstekleri ve Gözyaşının Dili

 İlginin merkezi olan, her istediğine sahip olan çocuklar gerçekten mutlu ve güvenli çocuklar mıdır?

    Doğumuyla birlikte eve tarif edilemez bir mutluluk getiren bebek; beslenme, temizlik, giyinme gibi tüm ihtiyaçların giderilmesi için yetişkinlere muhtaç iken; bebeğiniz büyü-dükçe sizin sözü-nüzü dinleme-meye, her söyle-diğinizi reddetmeye yani isteklerinizi karşılamamaya başlayacaktır. Bu noktada anne-babalar içten içe bir kaygı yaşamaya başlayabilirler. Çocuklar kendileri için neyin doğru neyin yanlış, neyin gerekli neyin gereksiz olduğunu henüz ayırt edemeyecek yaştadırlar. Bu nedenle ebeveynlerinin koyacağı kurallara, onların çizeceği sınırlara ihtiyaç duyarlar. Bu kurallar sayesinde çocuk kendini tehlikelerden korur, uygun ve doğru alışkanlıklar geliştirerek çevreye uyum sağlar. Son yıllarda popüler olan “Özgür Çocuk Yetiştirme” kavramı zaman zaman yanlış anlaşılarak bazı ebeveynlerin çocuklarını yetiştirirken bu kural ve sınırları koymaması durumunu ortaya çıkarmıştır. Ancak çocuğunuzu özgür yetiştirmek demek, onun her talebini yerine getirmek, her istediğini almak, her anınızı onun istekleri doğrultusunda planlamak, tüm kararları onun vermesine olanak sağlamak anlamına gelmez. Elbette çocuğunuza oyuncak alacak, onun giymek istediği pembe eteği ya da arabalı pantolonunu giymesine izin verecek, parka gidecek ve onu salıncakta sallayacaksınız. Ancak, yatma saati geldiğinde hala televizyon karşı-sında oturan ve “Ben daha yatmak istemiyorum.” diye-rek daha önceden belirlemiş olduğu-nuz kuralları kendi istekleri doğrultusunda yeniden şekillendirmeye çalışan çocuğunuzun isteğini yerine getirmeniz; onun ertesi gün uykusuz kalmasına, yatış-kalkış saatlerinin düzensizleşmesine, okuluna geç kalmasına, gününün keyifsiz- verimsiz geçmesine ve aile tarafından konulan kuralların istediği her zaman değişebileceği mesajını almasına neden olabilir. Belirli bir disiplin anlayışıyla yetişen, uyması gereken kurallar olduğunu ve kurallara uymadığı zaman belli yaptırımlarla karşılaşacağını bilen, uygun isteklerinin ebeveynleri tarafından gerçekleş-tirileceğinin bilincinde olan, isteklerini ertelemesi gerektiği durumlarda durumu kavrayıp erteleyebilen, beklemeyi öğrenen çocuklar; kendine güvenen, ayakları üzerinde durabilen, sorumluluk sahibi, girdiği ortama ve ortamın kurallarına uyum sağlayabilen, doyum sağlayan tatminkar çocuklar olacaklardır. Kuralsız-sınırsız yetişen, her isteği ertelenmeden anında gerçekleştirilen çocuklar ise doyum sağlayamayan, hep elindekinin daha fazlasını arzulayan, her istediğine anında sahip olmak isteyen ve bu ger-çekleşmediğinde hu-zursuz ve mutsuz olan, başkalarının isteklerine saygı göstermeyen, beklemeyi bilmeyen, sabırsız çocuklar olacaklardır.       

   Çocuklar benmerkezci özelliklere sahip olmaları nedeniyle her şeyin kendilerinin istediği şekilde olmasını isterler, başkalarının da istekleri olduğunu anlama becerisine sahip değildirler. Bu nedenle ellerinde çikolatalı bir dondurma varken, bir tane de çilekli dondurma almayı isteyebilirler. Anne-baba çocuğun bu talebini “Hayır” yanıtı vererek karşılarsa, çocuk ağlamaya başlayabilir. İşte burada çocuğun yaptığı tek şey, sınırları test etmektir. Eğer bu ağlamalar, anne-babanın çilekli dondurma almasıyla sonuçlanırsa çocuğun bu olaydan öğrendiği bilgi; “Eğer annemle babam istediğim şeyi almaz ya da yapmazsa, tek yapmam gereken şey, onlar bunu yapana kadar ağlamaktır.” olacaktır. Eğer çocuğun isteği kabul edilmezse, ikinci dondurmanın alınmasının mümkün olmadığı çocuğun anlayabileceği şekilde uygun bir dille anlatılırsa ve çocuk tekrar ağlasa bile bu karar değişmezse çocuğun bu olaydan çıkardığı ders şu olacaktır: “Ne kadar çok ağlarsam ağlayayım, annemle babam almama kararını değiştirmiyor.” Bu tarz durumlarda iki ebeveynin de kararlı olması yani aldıkları kararın hiçbir şekilde değişme-yeceği mesajını çocuğa verebili-yor olması, bu sorunun çözülmesi için en kilit noktalardan biridir. Çocukların istekleri sınırsızdır ve çocuklar sınırsız isteklerini kimin karşılayacağını deneme-yanılma yoluyla öğrenirler. Eğer annenin izin vermediği bir şeye baba izin verirse çocuğun buradan öğrendiği sonuç:”Demek ki bundan sonra direkt, babamdan isteyebilirim, böylece engellenmeden hedefe ulaşırım” olacaktır.

     Çocuğunuz küçük bir bebekken, ağlamaktan başka bir dil bilmediği, dikkatinizi başka türlü çekemediği için ağlardı. Zaman ilerledikçe farkında olarak yardımınızı istediğinden ağlamaya başladı. İşin içine bilinç girdi. Davranışlarını değiştirebilmesi için de yardımınıza ihtiyacı olacaktır. 

TÜM GÜZELLİKLER ÇOCUKLARIMIZ İÇİN… 

 

Elele ve sevgiyle…     

 

                                                                        Uzm. Psk. Sinem DURUSAL